Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) okul öncesi/okul çağı çocukları ile ergenleri ve erişkin bireyleri etkileyebilen, sürdürülebilir dikkatte azalma, dürtüsellik veya hareketlilikte artış ile karakterize nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Bilimsel araştırmalar DEHB’ nin çocuk ve ergenlerin yaklaşık % 5’ inde, erişkinlerin ise yaklaşık % 2.5’ unda görüldüğünü göstermektedir Bozukluğu ortaya çıkaran faktörlerin %70-80’i genetik nedenlerdir. Birinci derece akrabalarında DEHB olanlarda, DEHB riski 4-5 katına çıkar. DEHB’li çocukların yarısından fazlası gençlik ve erişkinlik döneminde belirtileri belirgin düzeyde yaşamaya devam eder. Ancak belirtilerin görünümü değişebilir. Yaş ilerledikçe genellikle dikkati sürdürme, organizasyon, zamanlama sorunları devam eder. Aşırı hareketlilik yerini bedensel ve içsel huzursuzluğa bırakır. Eğitim hayatında aksamalar, iş hayatında zorluklar, madde kullanımı, riskli davranışlar, kazalar ve suça karışma görülebilir.
Unutkanlık, dikkatin çabuk dağılması, randevuya-derse-toplantıya çok geç kalma ya da erken gitme, organize olma ya da plan yapmada zorluk, görevlere başlama ve bitirme zorluğu, kararsızlık-sorun çözememe, ilgi çekici aktivitelere artmış dikkat bununla birlikte günün genelinde ve önemli görevlerde bu dikkati sağlayamama, birbirinden ilişkisiz uçuşan düşünceler DEHB’li erişkinlerde dikkat sorunları nedeniyle görülen başlıca yakınmalardır.
Kıpırdanma-sallanma, gevşeyememe, sakarlık, kısa ve huzursuz uyku, yüksek sesle çok konuşma, anlık kararlar verme-düşünmeden hareket etme, sabırsızlık, sıra bekleyememe, çok ve kolay para harcama, heyecan verici ve riskli davranışlara yatkınlık, haz veren aktiviteleri erteleyememe, sık sık iş değiştirme, ofis işlerinde zorlanma, ikili ilişkileri sürdürmede güçlük yine DEHB’li bireylerde hiperaktivite/dürtüsellik nedeniyle görülebilecek belirtiler arasındadır.
Anksiyete bozuklukları ve major depresyon, DEHB’li bireylerin çoğunda görülebilir. Madde kullanım bozuklukları ve davranışsal bağımlılıklar DEHB’ye eşlik edebilir. Bu bozukluk yetişkinlerde ele alınırken çocukluk döneminden farklı olarak erişkin yaşamının karmaşıklığı gözetilmeli ve yaşla birlikte belirtilerdeki değişime önem gösterilmelidir. Erişkin DEHB’yi inceleyen araştırmaların kısıtlılığı, eşlik eden psikiyatrik bozukluklar ve tanı koymadaki güçlükler, bozukluğun erişkin dönemde yeterince tanınmamasına neden olabilmektedir.
Tedavi
DEHB’nin tedavi yönetiminde psikoeğitim, ilaç tedavisi, ek tanıların tedavisi ve psikoterapi yöntemleri yer alır. Hastaya tanı ve tedavi süreci ile ilgili bilgi vermek tedavinin ilk adımıdır. Bu bilgilendirme hastalığın nedenleri, sürdürücüleri, gidişatı ve tedavi seçeneklerini içerir. Psikoeğitim tüm hastalıklar için kişilerin farkındalığını ve tedavi uyumunu artırmaktadır. DEHB’nin nörogelişimsel doğası ve DEHB’de ortaya çıkan nörobiyolojik değişiklikler ilaç tedavisini gerekli kılmaktadır. Tüm tedavi kılavuzları, DEHB tedavisinde etkinliği gösterilmiş en az bir ilacı, tedavide ilk sırada önermektedir. DEHB’li gençlerin ve erişkinlerin yaklaşık 2/3'üne en az bir psikiyatrik tanı eklenmektedir. Dolayısıyla ek tanıların eşlik ettiği bazı durumlar birden fazla ilaç tedavisi kullanmayı gerektirebilir. Bilişsel Davranışçı Terapi; hem DEHB semptomlarına hem de DEHB’ye eklenen belirtilere yönelik etkinliği gösterilmiş en önemli güçlendirici tedavi seçeneğidir. İlaç tedavisine ek olarak önerilmektedir.
Uzm. Dr. Mustafa Akan Kütahya doğumludur. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nden 2010 yılında mezun olarak tıp doktoru ünvanını almıştır. Psikiyatri uzmanlık eğitimini 2016-2020 yılları arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Asistanlık yaptığı süre boyunca duygudurum bozuklukları, psikotik bozukluklar, anksiyete bozuklukları, alkol - madde kullanım bozuklukları, konsultasyon liyezon psikiyatrisi, geriatrik psikiyatri ve adli psikiyatri birimlerinde çalışmış, ilgi duyduğu alanlar üzerinde bilimsel araştırmalar yürütmüştür.
Cihatlı, Cihatlı Sk No:207, 16600 Gemli̇k/Bursa