Sıkıntı verici bir olay ya da stres yaşadığınız durumlarda bu rahatsız edici duygulardan kurtulabilmek için ne yaparsınız? Egzersiz, meditasyon, sevdiklerinizle konuşmak..? Ya da kısa süreli bir rahatlama sağlayabilmek için birşeyler yemek? Modern yaşamın getirdiği yoğun tempo, bireylerde stres düzeylerinin artmasına neden olmaktadır. Duygusal yeme, açlık hissiyle doğrudan ilişkili olmayan ancak bireyin stres, kaygı, üzüntü, öfke, sıkıntı, bazen de mutluluk gibi olumsuz/olumlu duygularına eşlik eden yeme durumu olarak tanımlanabilir. Araştırmalar stres ve yeme alışkanlıkları arasındaki bağlantıyı incelemiş ve stresin gıda alımını önemli ölçüde etkileyebileceğini ortaya koymuştur.
Stres ve Duygusal Yeme Arasındaki İlişki
Normalde vücudumuzun hayatta kalmak için yiyeceğe ihtiyacı vardır ve yeme beynin ödül sistemini harekete geçirerek haz almamızı sağlar, kendimizi daha iyi hissetmemize sebep olur. Böylece hayatta var olabilmek için gerekli olan yeme davranışı, pozitif bir pekiştireç ile devam ettirilir.
Vücudun tehdit olarak algıladığı stres yaratan durumlarda ise bazı hormonal sistemler devreye girer, stres hormonu olarak da bilinen kortizol hormonu salgılanır. Kortizol, organizmayı strese karşı “savaş ya da kaç” tepkisine hazırlarken, iştahı da artırabilir. Böylece savunma mekanizmaları için gerekli enerji temini yapılır. Yeme davranışı aynı zamanda beyindeki ödül merkezini uyararak kısa süreli bir rahatlama da sağlar.
Yüksek düzeyde stres altında olan bireyler, özellikle karbonhidrat ve yağ açısından zengin yiyeceklere yönelme eğiliminde olurlar. Stresin uzun süre devam etmesi durumunda vücudun metabolik dengesi bozulur. Yine yüksek kortizol düzeyleri insülin direncine yol açarak kilo alımını kolaylaştırabilir. Stresin uzun vadede obezite, kardiyovasküler hastalıklar vb sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Araştırmalarda obezitenin en önemli davranışsal nedeninin duygusal yeme olduğu belirtilmiştir. Yine obezite cerrahilerinden sonra nüks olmasının da en sık nedeni duygusal yemedir.
Duygusal yeme genellikle bilinç dışı bir süreç olarak gelişir. Birey fizyolojik olarak açlık hissetmese bile ruhsal açıdan sıkıntı hissettiğinde yiyecek tüketmeye yönelebilir. Bu sonuç kısa süreli bir rahatlama sağlasa da duygusal yeme atakları sık tekrar ettiğinde üzüntü, suçluluk ve pişmanlığa sebep olabilir. Bazı araştırmacılar bireylerin olumsuz duyguları bastırmak için yemeye yöneldiği bildirmiş, bazıları ise bireylerin olumsuz duygular nedeniyle tetiklenip yediğini öne sürmüştür. Stres ve duygusal yeme davranışı arasındaki ilişki karmaşık gibi görünse de çalışmaların ortak sonucu duyguları etkin şekilde düzenlemenin duygusal yeme davranışını önleyebileceğini rapor etmiştir.
Duygusal Yemeyle Nasıl Başa Çıkılabilir?
Duygusal yeme ile başa çıkmak için bireyin bu konuda farkındalığının artması, etkin duygu düzenleme becerilerini geliştirmesi, alternatif stresle baş etme tekniklerini edinmesi ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları geliştirmesi gerekir. Bu konuda yardımcı olabilecek bazı öneriler:
Farkındalık ve Duyguların İşlevsel Bir Şekilde Düzenlenmesi: Bireyin stres kaynaklarını belirlemesi ve duygularını tanıması, duygusal yemeyi önlemede ilk adımdır. Bireyin tetiklendiği zamanların farkına varması için duygu günlüğü tutması buna yardımcı olabilir. Duygularla başa çıkmak için yeme dışında alternatif başa çıkma yöntemleri geliştirmek gerekir. Bu konuda deneyimli bir ruh sağlığı profesyonelinden yardım almak fayda sağlayabilir.
Alternatif Stres Yönetimi Teknikleri: Meditasyon, derin nefes alma egzersizleri, yoga ve fiziksel egzersizler stresin etkilerini azaltarak duygusal yeme davranışlarını azaltabilir.
Destek Grupları ve Terapötik Yaklaşımlar: Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi gibi psikoterapi yöntemleri, bireyin stresle başa çıkma becerilerini geliştirerek duygusal yeme eğilimini azaltabilir. Profesyonel destek almak, bireyin uzun vadeli sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmesine yardımcı olabilir.
Uzm. Dr. Mustafa Akan Kütahya doğumludur. Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi’nden 2010 yılında mezun olarak tıp doktoru ünvanını almıştır. Psikiyatri uzmanlık eğitimini 2016-2020 yılları arasında İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda tamamlamıştır. Asistanlık yaptığı süre boyunca duygudurum bozuklukları, psikotik bozukluklar, anksiyete bozuklukları, alkol - madde kullanım bozuklukları, konsultasyon liyezon psikiyatrisi, geriatrik psikiyatri ve adli psikiyatri birimlerinde çalışmış, ilgi duyduğu alanlar üzerinde bilimsel araştırmalar yürütmüştür.
Cihatlı, Cihatlı Sk No:207, 16600 Gemli̇k/Bursa