Kaygı Bozukluklarındaki Fizyolojik Mekanizmalar

Kaygı Bozukluklarındaki Fizyolojik Mekanizmalar

Beyin bir tehdit algıladığında onunla savaşmak ya da kaçmak için bir dizi mekanizmaları devreye sokar. Stres hormonları ve adrenalin artışı ile birlikte kalp atışında hızlanma, nefes alıp vermede artış, kaslarda gerginlik, karın bölgesinde kelebekler uçuşuyormuş gibi değişik bir his oluşumu vb değişiklikler olur vücutta. Tüm bunlar tehdite karşı savaş da kaç yanıtını oluşturacak, gerekli enerjinin teminini sağlayacak, hayat kurtarıcı mekanizmalardır.
Freni patlamış bir kamyon yokuş aşağı bize doğru hızla geldiğinde, başı boş bir köpek bizi ısırmak için hızla yaklaştığında, yukarıdaki sistemlerin devreye girmesiyle tehdite karşı savaşarak ya da kaçarak zarar görmeden kendimizi koruyabilmiş oluruz.

Bu mekanizmalar çalışması gereken yerde çalışırsa hayat kurtarıcı iken, çalışmaması gereken yerlerde devreye girerlerse HASTALIK oluşur. Kaygı bozukluklarında çoğunlukla görünürde bir tehdit yokken, beyin görünmeyen bir tehdit algısı ile uyarılır ve stres hormonlarının kana salınması ile birlikte yukarıdaki değişiklikler kendiliğinden ortaya çıkar.

Bedensel değişiklikler zihindeki tehdit algısına yönelik düşünceleri daha da kuvvetlendirir, örneğin panik bozukluğunda çarpıntısı artan bir kişi “Evet şu anda kesinlikle kalp krizi geçiriyorum” diyerek bedenine daha fazla odaklanır, elini nabzına atar, dikkatin bedene odaklanmasıyla çarpıntısı daha da artar, kısır bir döngü oluşur. Sonunda kendisini acil serviste bulur hasta.

Kaygı bozukluklarının tedavisinde ilaç tedavileri ve Bilişsel Davranışçı Terapi etkindir.

İnstagram