Kumar Bağımlılığındaki Kısır Döngü: Bilişsel Hatalar

Kumar Bağımlılığındaki Kısır Döngü: Bilişsel Hatalar

Pek çok toplumda ölçülü bir şekilde kumar oynamak eğlence amaçlı kabul edilen bir etkinliktir. Ancak, bazı kişiler için eğlence amaçlı kumar, “Kumar Bağımlılığı” adı verilen psikiyatrik bir bozukluğa dönüşür. Bu bozukluk, iflas, evsizlik ve ilişki sorunları gibi ciddi finansal, psikolojik ve sosyal zararlara yol açar. Yetişkinlerde görülme sıklığı yaklaşık %1 olarak tahmin edilmektedir ve gençlerde ve bazı hassas gruplarda bu oran daha yüksektir.

Kumar Bağımlılığının Nörobiyolojik Temeli

Araştırmalar, kumarın beynin ödül yolunu madde kullanımına benzer şekilde etkinleştirdiğini göstermektedir. Beyindeki ilgili merkezler, sadece kazanmalara tepki olarak değil, aynı zamanda sonuçların beklentisiyle de daha güçlü bir şekilde dopamin salgılar. Bu mekanizma, belirsizliğin kendisinin neden bağımlılık yaptığını açıklamaya yardımcı olur. Kumar bağımlılığı olan kişilerde, dürtü kontrolü ve gerçekçi karar verme yeteneğini azaltan prefrontal korteks bölgesinde işlev bozuklukları da görülmektedir, bu da kayıplara rağmen kumardan uzaklaşmalarını zorlaştırır.

Kumarda Bilişsel Hatalar

Nörobiyolojinin ötesinde, bilişsel hatalar (düşünmedeki sistematik hatalar), kumar bağımlılığının gelişiminde ve sürdürülmesinde merkezi bir rol oynar. Bu bilişsel çarpıtmalar, bireylerin şansı, olasılığı ve kontrolü yanlış yorumlamasına yol açarak kumar davranışını sürdürmelerine neden olur. Aşağıda kumar bağımlılığında sık görülen bilişsel hatalara bazı örnekler verilmiştir.

Şans Yanılgısı: “Kötü gidişatın sonu iyi gelir” düşüncesi, kumarda en yaygın bilişsel hatalardan biridir. Örneğin, rulet masasında peş peşe kırmızı geldiğinde bir sonraki elin mutlaka siyah olacağına inanmak… Oysa her oyun, önceki oyunlardan bağımsızdır.

Kontrol Yanılgısı: Kişi, oyunun sonucunu etkileyebileceğine inanır. Zar atarken daha sert atmanın, kart çekerken “hissederek” doğru kartı bulmanın şansı artıracağı düşünülür. Aslında şans oyunlarında kişisel beceri ya da “uğurlu davranış” sonucu değiştirmez.

Kılpayı Kaçırma Etkisi: Kazanmanın kıyısından dönmek, beynin ödül merkezini tıpkı kazanmış gibi uyarır. “Az kalsın oluyordu” düşüncesi, kişiyi oyuna devam etmeye motive eder. Bu durum, bağımlılığı besleyen güçlü bir psikolojik tuzaktır.

Kayıpları Telafi Etme Düşüncesi: “Biraz daha oynarsam kaybettiklerimi geri alırım” inancı, kişiyi giderek daha büyük riskler almaya iter. Bu yaklaşım, kayıpların artmasına ve borç sarmalına girmeye yol açar.

Seçici Hatırlama: Kumar oynayan kişi genellikle kazandığı anları canlı şekilde hatırlar, kayıpları ise unutma eğilimindedir. Bu, oyunun aslında ne kadar zararlı olduğunu fark etmeyi zorlaştırır.

Atıf Yanlılığı: Kazanmaları kişisel beceriye, kayıpları ise "kötü şans" gibi dış faktörlere bağlama eğilimi kumar bağımlılığındaki atıf yanlılığıdır. Bir poker oyuncusunun bir kazanma durumunda zekasını övmesi, ancak bir kayıp için "kötü kartları" suçlaması buna örnek verilebilir.

Batıl İnançlar: Alakasız olaylar veya ritüeller sonuçlarla ilişkilendirilir. Kumarhaneye giderken "şanslı bir tişört" giymek veya belirli bir sayının kazanmayı garantileyeceğine inanmak kumar bağımlılığında görülebilen batıl inançlardandır.

Bilişsel Hatalar Neden Önemlidir?

Bilişsel hatalar, gerçekliği çarpıtarak kumar oynayan kişilerin sonuçların rastgeleliğini fark etmesini engeller. Kumar sürekli kayıplara yol açtığında bile, bireyleri psikolojik olarak güçlendirerek oyunda kalmalarını sağlar. En önemlisi, araştırmalar, bilişsel çarpıtmaların sadece kumarı başlatmakla kalmayıp, aynı zamanda irrasyonel umudu sürdürerek bağımlılık davranışını da devam ettirdiğini göstermektedir.

Bilişsel Hatalarla Nasıl Başa Çıkılır?

  • Farkındalık: Bu düşünce tuzaklarının farkına varmak, davranışı değiştirme yolunda ilk adımdır.
  • Profesyonel Destek: Bilişsel davranışçı terapi (BDT), kumar bağımlılığında bu hatalı düşünce biçimlerini değiştirmeye yönelik etkili yöntemlerden biridir. BDT’de kullanılan bazı teknikler ile irrasyonel inançlar yeniden yapılandırılır. Karar verme süreçlerinde mantığı duyguların önüne koyma teşvik edilir.
  • Psikoterapi Grupları: Benzer deneyimleri yaşayan kişilerle paylaşım, motivasyonu artırır.

Eğer kumar hayatınızı olumsuz etkiliyorsa, çevrenizdekiler bu konuda kaygı duyuyorsa, kaybettiğiniz paraları geri kazanmak için daha çok kumar oynuyorsanız ya da bırakmak isteyip başaramıyorsanız mutlaka bir uzmandan destek alın. Unutmayın, kumar bağımlılığı tedavi edilebilir bir durumdur. Uygun tedavi yöntemleri ile kumar bağımlılığı olan bireyler dürtülerini daha iyi yönetebilir, davranışları üzerinde kontrolü yeniden kazanabilirler.

İnstagram